bir sabah
tüm köy aynı rüyayı gördü
ben seni gördüm
o zaman ben
seni sevdiğimi bilmeden henüz
papyonlu bir ziyafetten geliyor gibi olurdum
hayra yorardım
bir akşam
tüm köy aynı rüyaya yattı
bir tek ikimiz gördük sevgilim
aynı dalından portakal ve zeytin salınan
portakal ve zeytin ağaçlarını
üç bavul aldım elime
uzakta çok uzakta bir yerde
yolda kalmak için
uzun bir sefere çıktım
(pardon ama sizin eviniz neresi?)
o akşam sen
ülkende herkes uyanıkken
rüyanda sakin ve rahat bir örümcek gördün
papyon takıyordu
hayra yordun
kalbinin kulakları duydu
ruhunun gözleri baktı
rahat ve sakin
ellerini uzatsan da
tutmaktan çok uzaktın
bir sabah ben
ülkende herkes uyuyorken
benim en güzel memleketim
sana papyonumla geleceğim
bavullarımın içinde rüyalarımız
uzun çok uzun bir sefere çıkmak için
avuç içlerimi sana vereceğim
(görsel: “when winter walks the land”, by alla tsank)