kağıt’a ve utanç’a . . *** “O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce miBir bıçağın ağzında yürür gibiydinDemirlerin soğukluğu soluk dudaklarındaGözlerinde karanlığı dar hücrelerinSeni görür görmez özgürlüğümden utandımSöyle ne içersin, çay mı kahve miÇok değişmişsin birden tanıyamadım. Saçların uzundu, omuzlarına akardıGönlümüz şenlenirdi sarışınlığındanOnlar mı kestiler, sen mi kısalttınGülerdin, içimize aylar doğardıGörünmez dağların arkasındanEski gülümsemeni beyhude […]
uzaklık, yakınlık, taşlar ve sair şeyler
Kapınızı çalacak kadar cesur; içeriye bir adım atamayacak, başını kaldırıp bakamayacak kadar korkak, mağrur, utangaç ve yorgun. Gönül evi harap haldedir, taşlarının yerinde yeller eser durur. (Orası senin evindir Allahım, senden başka kim onarabilir?) Ben sahi ne anlarım kendimden? Anlıyor musun? Rüya bir rüya. Bir süredir eylemlerim eylemsizliklerim nereye varıyor, sanki anlıyor muyum? Her şeyi […]
anı bile olamamış birkaç karşılaşmayı neredeyse hatırla
düşünmek gerçekten de üzünç veriyor. . . . . *** “yaş değiştirme törenine yetişen öyle bir şiir ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiçyağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm debir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünleve yarışırsa ancak Monet’ninkadınlarına yaraşan giysilerinlegördüm deben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç öyle kısaydı ki adımların, […]
uyan zarifoğlu konuşmamız gereken şeyler var
Her kelimeyi ikiletiyorsun; diye diye, yıl yıl, ağlaya ağlaya. Elindekileri bir kenara bırakıp, sakince şöyle mırıldandı: Her şeyin üzerine çıkmak istedim çünkü tek seferde her şeyin üzerine basmalıyım. Belli belirsiz bir kırgınlıkla hayır dedi ötekisi, sen sadece her şeyin üzerine bastığın, dünyayı alaya aldığın görülsün ve bilinsin diye diye. Her şeyde bunun izini gördük ve […]
ömür ve bir alıntı
-You see? . . . . . gazel: “hattım hisabın bil dedin gavgalara saldın benizülfüm hayalin kıl dedin sevdalara saldın beni geh ebr veş giryan edip geh bad veş püyan edipmecnun-ı sergerdan edip sahralara saldın beni vaslım dilersin çün dedin lutf edeyin olsun dedinyarın dedin bir gün dedin ferdalara saldın beni yusuf gibi izzette sen […]