“Hiçbir şeyin zorunda değilsin evlat. İlkin bunu anlamak yakışır sana. Ne oluk oluk mutlu olmanın Ne alık alık somurtmanın Evlat, ne de sevmenin sevilmenin, Zorunda değilsin” demezdi babam. Bir ihtimal deseydi bile, Her cümleyi serlevha yapmazdım ama, Kahvede, mahalle ve çarşı pazarda, Cakasını satardım. “Sevmiyor kardeşlerim, handiyse çaresizim. Yargınızı, doğrunuzu, kaygınızı, anlamıyorum hiçbirinizin” der, Üst […]