Önce uçurtmayı vurdunuz,
Gerisi kendiliğinden geldi.
Renkli defterlerimizi yargıladınız,
Hayal suçları müzesinde
Hepimiz çamurun içindeyiz,
O halde:
Kimse yıldızlara bakmasın
Demişsiniz hükümde.
Otomatik kapıya ilerlerken,
Kapıca farkedilmemek korkusu yaşayan çocuklardan,
Ne zarar gelecektiyse?
Öyle silik, öyle ketum.
Siliklerle ketumlara yasak olsaydı uçurtma uçurmak,
Göğe bakmaya dahi cüret edemezdim ya, neyse.
Zaten, bulutları sevmeyi aklıma,
Yere bakma yasağı konunca soktular.
Eleğimsağmalara perde taktılar.
Betondan putlarla başbaşa bıraktılar.
Ne yasaklardan korktum, zaten yoktular.
Fakat siz, evet evet siz!
Büyük, heybetli binalar dikebilirsiniz.
Ama büyük şahsiyetler,
Yetiştiremeyeceksiniz.
Bu kez uçurtmaları onarmayı deneseniz?
Her şey mavi olur belki.
(mavi çınar edebiyat dergisi, 1.sayı)