yirmionyedi

be’ye kurulu bir geniş zaman
(beklemek yorulmuştur)
anlaşılma pahasına ulu hüzün piç şimdi.

durmadan unutunca, anımsatır durmadan:

kapısı
girilsin diye değil
çokça beklensin diyedir.


göz, görmekten uzaklaştı
heykelbeklemez bir hışımla,
tutarak toprağa en yakın bakım yerinden,

(iç ses gönderinde)
nasırlı özgürlüğü yüceltti asıl yerine:

-ellerim hiçbir zaman sevilen şeyler olmadı, dedi
sonsuz dilde “nerede kaldın?” demesini
böyle böyle anımsadı.

…

kabarmış kulaklarda
kokusundan soyunması anıldı mevsimlerin
havaya değil takvime bakarak üşüyen, evet, benim:

-fakat aşkı da sen yarattın; değil mi Allahım?

nasıl sevemem?


(Işgın Dergi, 1. sayı)

(görsel: Enttäuschte Seele (Junger Mann) – Ferdinand Hodler)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön