aç pencerenihücrendengökyüzünegök yüzünle dolsun sevgilimdoya doyagökçek yüzünügörebileyim aç gökyüzünüpencerendenhücreneay gibi özgürsünay aydınlık yüzlüüzüm gözlüm dünyaya kapalıevrene açık göksel sevgilim (görsel: “queen of flowers” by alla tsank)
çivisi çıkmış dünyaya birkaç raptiye
yarimi balık yuttubalığın karnındaorada doğmadıorada ölmeyecekbalığın da bir sahibi var şenlik dağıldı pazar perişanacı bir yel şimdi sirk meydanındadengede götürmek çok zor olsa da cambazın da bir sahibi var cemre mumdan gemimize düştü sevgilimacıyor diyorsun içim yanıyorsevda yükü ağırdır böyle zamandaküçük omuzlarınla sırtla korkmadansevdanın da bir sahibi var belki gelecek kışı beraber karşılarızızdırap usanır da […]
başkasının sevinci
dostum t’.nin aziz hatırasına başkasının sevinciyle gülmüştümbaşkasının kederiyle ağladımhüznüm artık benim mihüznüme oldu olan -diyorumkim inkar edebilir bir yaşayan değilbirkaç yaşantının şahidi olduğumu henüz sezilmemiş bir şiiri kulaklarından tutupsizi hiç sevmemiştim demeye getiriyoryirmi ikide öldüm belki üçte ve dörtte kalp bu yainsan aynı yerinden iki kez nasıl sever dönüşüm kalmadı demeye getiriyor -derler kikötü bir cümlenin […]
altıncı şehir*
(* londra yazıları (3)) Kavaklara takılıp kalanAcemi bulutlar için şiirler 1 kavgayı kitaplardan okurdunkafandan ağır çekerkafa kağıdınbakışında bir yeşil bir karayaz kardeşimmayısekim yazkışbahardişin tırnaklarınla sildiklerinigözlerinle yaz sevgilim: siyasi iki kadın, siyasi arkadaşlar 2 mayısta ayak ucundan kıvrımlı bir akşam(tanrım dimdik yaşarken bu kıvrık akşam neden?aman ey! bunca keder mayısa fazla aman)iç mekan:dünyaya kapandıkçaevrene açıksınızelleriniz gördüğümüz […]
havuza düşen cemre
I. hemen gelecek diye diyeuykusuz bir pantolonyine de nasıl beklersegeceleyin asılan sahibini bekle bekle bekle bekle…en masumu bilinçsizliğinboğularak ölenlerin en yakışıklısı*şiirlerin yazılmamış yerlerinde adı varyazılmamış yerlerin şiirinde adınız duvarın ardı duvarduvarın ardı duvartersine yağmur o zamanın ipinden her tutuş her bırakışşu mekanın duvarına birkaç çentiko kadar II. haber salıp her bir yönebir baş eğimi bir […]
uzak bir tereddüdün kötü bir çevirisi
“ben ne yazdım sen ne fehmeyledin, garip efsanedir*” tik tak tak takbastığın yelkovan mıverilmediğin yoluadım adım adımlaman mı (yaratma biçimleri) yılanlara basarak-ha kalem ha zülfikar-ayak emziriyorum kağıt’a ve utanç’akağıt’tan ve utanç’tanyanında olamadımkağıttan bir utancım (söyleme biçimleri) çekmecemin örümcek ağıgöğsümün enine hakikati mibekledim hep bekledim yoksa bunun bahanesi mi gerekçesi mi inanç, sevgi ve hüsran and […]
uzak
künyesi birbirine yabancı satırlardan . “aman deyim, koşmayı bırakmasın; ‘madem’ sözcüklerini, ‘öyleyse’ işaretlerini” mağrur bir plazanın tanrısal katlarından düşüncemi çatılara serbest düşürdüm güngörmüşler derhal başlarını sakındı aklımı serbest düşürdüm gören olmadı . “tutup bırak tutup bırak tutup bırakmasan elimi”- değilsin belli ki burada mısın? bakıyorum da kiremitler sana aşina değil buralarda basbayağı yabancısın . (alayla) […]
üçüncü hayat
‘Rüyamda sağ bir geyiğin düş kırıklığına uğramış avcıdan af dilediğini gördüm.’ * şubatın cesedi henüz ılık sabahlar akşamlar yürüyüş ve kol ve omuz başları çıplak anımsıyorum ya sefer ya sefer denildiğim akşam /adımlarımı alamam artıkgeri/ gibi inen bir şeyler bu efkar bir çarkın döngüsünde devinip duran ne yer kaldıydı ne yar tam vaktinde görünen el şimdi […]
azalarak güçlenmesi
ben bakarken size, tanrı gözlerini kapıyor bırak beni dildeşen, utanmıyorum o tatlı ham meyvelerin ekşi hatıraları an evvel içimizden giyinin uzaklaşın (işte bir el göğsümüzü durmadandamgalıyor) gök üstüme düşmedikçe utanıyorum. ben vakar derdim hep, sen kibir dedin dev günahlar işleyemem, öyle korkağım bu kaç oldu hayır, artık affedilmek istemem küçücük kaldım hey tanrım daha neler, […]
yirmionyedi
be’ye kurulu bir geniş zaman (beklemek yorulmuştur) anlaşılma pahasına ulu hüzün piç şimdi. durmadan unutunca, anımsatır durmadan: kapısı girilsin diye değil çokça beklensin diyedir. göz, görmekten uzaklaştı heykelbeklemez bir hışımla, tutarak toprağa en yakın bakım yerinden, (iç ses gönderinde) nasırlı özgürlüğü yüceltti asıl yerine: -ellerim hiçbir zaman sevilen şeyler olmadı, dedi sonsuz dilde “nerede kaldın?” […]