düşüşüm sana emanet masamla masam arasında düşüm ve diğer düşüm ve bir diğeri (kalbin yazdığını akıl silmek istemektedir) -en kendimden uzak yerimden bana kuyu attılar kuyumla kuyum arasında zarfa yabancılığı gibi isim önlerinin yaşının akışını yadırgadı gözlerim akışıyla yatağı arasında ıslaklığı arındırıp bana attılar (burada elmacıklar toz kir pas anlamı hissedilir) -sanki, diye diye düşündü. […]
Portakal Suyu ve Diğer Dünya İşleri
Bu kadar insan ölünce diyorum, yaşayanlar bu kadar çok fotoğrafla ne yapacaklar? Nihayetinde iyi bir ölü, yaşayanların yakasını zamanında bırakmasını bilen bir ölüdür. Ölmeyi bile beceremiyoruz. Evet, yeterince güngörmüş bir okur, hemen sezdi: Bu yaptığımın kendisi bir kofluk esasında. Ölüm bahsi, bizi daha yakışıklı gösteriyor. Gençler ve kifayetsizler olarak bu kelimeye rağbetimiz bundan; değinmeden edemiyoruz. […]
AĞIT*
(*3 şiir) vapurları ne için yaktığıma dair Uzak bir ses bizi fısıldıyor uzak ve unutulmuş Bir ses sanki bizi andı uzaklara bakarak. O yanmadı yanmamaya bilendim ve bu zifir, Yalancının yedek mumlar çizdiği bu karanlık, Kendimce yaşamakta çırpınmada gizlidir. * -Üçüncü tekilimiz aradan çekilince Herşey apaçık artık giz yok gözlemek yok Anlatıcı birbaşına […]
QWERTY
“..bu da benim trajedim olsun ama siz yine de gülün. zaten bizim diyarda trajedilere hep gülünegelinmiştir. ağlanacak halimize güleriz biz. gülünecek yerde surat asarız ama ne tuhaf. söylemiş bulundum. “söyleme bilgeden başka kimseye/çünkü kalabalıklar alay eder hemen” goethe. doğu batı divanından. almanca bilmiyorum ama bilmek isterdim. çevirisinden okudum. pek anlamadım da. yine dağıldı. tavan diyordum, […]
YirmiAltıŞubatOnyedi
“gelecektim, ama daha kötü bir hatıram olsun istemedim” – zarifoğlu şimdi biz bu caddeye insanlar insanlar çokça birliktelikler hüznümü unuttuğum yüzümün yerinde bir vesikalık. şimdi biz bu caddede sokalar sokaklar şehirler gibi birinden kaçınırken birinde durulmuştum belki sen şu şehirde. (örs elendi çantamızdan sade sevidir işimiz sevdaya sevda) […]
KAYGI*
-Orada mısın? Orada mısın? İyi gidiyor diyebilirim. Burada kendime oldukça iyi bakıyorlar, benden çok daha iyi. Dediğin gibi, insanın alışamayacağı hiçbir şey yoktur. İki durumun arasına yeterince zaman girmeyegörsün, ikinci durum da birinci kadar olağan ve durağan hissettirmeye başlıyor. Olağan ve durağan hissediyorum. Üzünç, yaşanmış günlerin ardına çektiğim bir perdenin ardında, istediğim vakit çağırabileceğim […]
BANKLARDAN NE İÇİN KORKTUĞUMA DAİR*
O gün bir gün gelirdi muhakkak gelecekti Süleymaniye’yi sıradanlaştırır gibi unutacaktım Ne kafada bir giz kalacaktı, dahası Her şeyden bir kalemde bahsediverecektim: Susarak devrim yaptıran kadın efsanesinden. Masal bu ya Beyazıt kocaman bir yırtıktı İki ucu kavuşmazdı bir yanında ben vardım Öbür yan çok uzaktı, uzadıkça uzardı Gerçek olamaz güzel söyle neden gerçektin? Yarayla […]
TAVANLARA NE İÇİN BAKTIĞIMA DAİR
Bu budala devinim nutkumu kesecekse Ruhumdaki örümcek saçıma tırmanmadan Kanayan uçlarıma birşeyler yapmalıyım -Çok sancımak demiştin, şimdi sancıyacaksın Sözgelimi acıya akılcı yaklaşan sen Bu hiç akılcı değil birşeyler yapmalısın Kitaplar okumalı şarkılar dinlemeli? -Şarkılar dinlemek hiç istemiyorum hayır Madem şarkı söylemek ihtimali de uzak: Duyulmamış güfteler yazmak durumundayım Gün batımına has ışık oyunlarından Bodrum katıma […]
VAPURLARI NE İÇİN YAKTIĞIMA DAİR
Uzak bir ses bizi fısıldıyor uzak ve unutulmuş, Bir ses sanki bizi andı uzaklara bakarak. O yanmadı yanmamaya bilendim ve bu zifir, Yalancının yedek mumlar çizdiği bu karanlık, Kendimce yaşamakta çırpınmada gizlidir. -Üçüncü tekilimiz aradan çekilince Herşey apaçık artık giz yok gözlemek yok Anlatıcı birbaşına kalakalmıştır- İçimizin tozunu almaya hiç lüzum yok. Moloz cilalamak denir buna, ki […]
SUYA ÇİZGİLER
Bir kutsalı ifa ediyormuşçasına, Şehrin caddelerine akıyorsa insanlar, Bu saatlerde sen de, metrodan inmişsindir. Belki ahbaplarınla yemeğe çıkacaksın. İhtimal vermiyorum, aklına gelmişimdir, İlginçtir, o kadar da incitmiyor bu beni. Bir yığın hüsranla doldurmuşum heybemi. Ne beni düşünmeyen ilk sevgilimsin sen; (Sen bu satırları bilmeyeceksin ya hani, Edebiyat tarihçisi ne yapsın zaten beni. Birçokları klişe diyecek […]