Birisi, insanlara favori nimetlerini sorardı. Bereket ki bazen böyle ilginç şeyler olur. Bereket ki insan çeşit çeşittir. Bir kısım insanlar, tereddütsüz cevap verirdi. Bir kısım bu soruyu duyunca afallardı; onlara da “aklına gelebilecek her şeyin arasından, sana yahut insana verilmiş, favori nimet” şeklinde ilave açıklama yapılırdı. Bir sürü cevap duyulurdu, kafalar sallanırdı. Ama bana kalırsa […]
oxford yazıları (13)
Bazı yaşıtlarımın, bütün önemli olay ve durumlara ilişkin fikir ve tavır beyan etmek zorunda hissettiklerini görüyorum. Bu biçimde bir zorunluluk hisset(tir)mek, bizim gibi ülkelere has olsa gerek. Kanaat önderlerine / medyada öne çıkan figürlere, kadınlar günü yahut On Sekiz Mart yıl dönümü yahut şehit cenazeleri yahut deprem yahut kadın cinayetleri hakkında neden açıklama yapmadıkları sorulup […]
yıl olur asra bedel (2)*
*(oxford yazıları (12)) (devam) Oxford’tan kabul almak, işin sadece bir yanı: Öncelikle, şartlı olarak kabul edilmiştim. IELTS sınavından toplamda en az 7.5, her bölümden de ayrı ayrı en az 7 almam ve bunu üniversiteye sunmam gerekiyordu. Açıkçası sene içinde bunu çok sorun etmedim, çünkü bir başka ufak sorunum daha vardı: 34.500 poundluk yıllık eğitim ücreti […]
yıl olur asra bedel*
*(oxford yazıları (11) ) Orada trenler Topkapı’dan Vezneciler’e, Vezneciler’den Topkapı’ya gider gelir gider gelirdi. (Bu başlık altında (iki yazı halinde) biraz İstanbul Hukuk’ta geçen son yılımdan, 2019’dan bahsedeceğim. Esasen Oxford Hilary dönemi çok hareketli geçiyor; bahsedecek onlarca olay/fikir birikti ama bu upuzun yılın muhakkak bahsetmek istiyorum. Kendim için ve başka maksatlarla.) İÜHF’de üçüncü sınıf olduğunuzda, […]
uyan zarifoğlu konuşmamız gereken şeyler var
Her kelimeyi ikiletiyorsun; diye diye, yıl yıl, ağlaya ağlaya. Elindekileri bir kenara bırakıp, sakince şöyle mırıldandı: Her şeyin üzerine çıkmak istedim çünkü tek seferde her şeyin üzerine basmalıyım. Belli belirsiz bir kırgınlıkla hayır dedi ötekisi, sen sadece her şeyin üzerine bastığın, dünyayı alaya aldığın görülsün ve bilinsin diye diye. Her şeyde bunun izini gördük ve […]
oxford yazıları (10)
İnat ve hayırlısı. Birisi nerede biter, öbürü nerede başlar? Herhangi bir işimiz olsun diye çabalarken, nereye kadar inat edip nerede “olmadı” deyip boyun bükmek, yön-yöntem değiştirmek gerekir? Böyle bir gereklilik var mı? Sanırım var. Temelde hepimiz aynı maddeden yapıldık. Alt/üst sınırlarımız çeşit çeşit; ama zamanımızın ve enerjimizin sınırlılığı gerçeğini hep beraber paylaşıyoruz. Bunları en verimli […]
uzak
künyesi birbirine yabancı satırlardan . “aman deyim, koşmayı bırakmasın; ‘madem’ sözcüklerini, ‘öyleyse’ işaretlerini” mağrur bir plazanın tanrısal katlarından düşüncemi çatılara serbest düşürdüm güngörmüşler derhal başlarını sakındı aklımı serbest düşürdüm gören olmadı . “tutup bırak tutup bırak tutup bırakmasan elimi”- değilsin belli ki burada mısın? bakıyorum da kiremitler sana aşina değil buralarda basbayağı yabancısın . (alayla) […]
yüzler*
Bir adı Ş. Başarılarının kurbanı olmuştur. “Tam öyle değil” sözü ona aittir. Tek kalmaktan korkar; yalnızca üstünlük izhar etmek için dahi olsa, yanında her zaman birilerini ister. Bir gün evkafta memur olsa, gönderildiği taşra kasabasında, (faraza geçici olarak bir otel odasında kalması gerekse) akşamları duvara bakmaktan canı dayanılmaz derecede sıkılır da o bunun adını asla […]
oxford yazıları (8)
Kendini dinlendirmesini bilmek, yabana atılamayacak bir özellik. İnsan, koca koca hedefler koyarak kantarının topuzunu kaçırabiliyor. Gün geçtikçe, ufak ufak adımlamanın önemini ve değerini daha etraflıca anlıyorum. Bu ne demek? Sıradan yaşamak, görece ufak hedefleri, sabır ve kararlılıkla gerçekleştirmek pek cazip değil ama pek gerekli. Çünkü aksi yönde gide gide, durup dinlenmeyi kendimize yakıştıramaz hale geliyor, […]
oxford yazıları (7)
Her çeşit hissi hafif yahut yoğun biçimde her zaman hissederiz ama her dönemin hakim bir hissi vardır. Ruh halimiz, tam anlamıyla kavrayamadığım yasaların emrinde, genişçe bir salınım halinde ve bu hep böyle olacak. “Ah bu bizim büyük mutsuzluğumuz” gibi yakışıklı ama deli saçması cümleler kurmaya gerek yok. Her zaman huzurlu olamayız, her gün dertli olmadığımız […]